Kuşadası’nda görülmesi gereken yerlerin başında Dilek Yarımadası Milli Park‘ı geliyor. Mavi ve yeşilin mükemmel uyumu, bünyesinde barındırdığı 200’den fazla kuş türüyle Kuşadası Milli Parkı görenleri büyüleyen bir güzelliğe sahip. Milli park statüsüne 1996 senesinde kavuşan Kuşadası Milli Parkı görsel zenginliğinin yanında günübirlik de olsa tatil ve piknik imkânını bir arada sunuyor. Kuşadası Milli Parkı’nda sevdiklerinizle beraber güzel bir piknik yaparken 200’ü aşkın kuşla bezeli manzara karşısında oldukça keyifli anlar geçireceksiniz.
Yıl boyunca Kuşadası Milli Parkı’nı ziyaret eden yerli ve yabancı birçok turist buradan oldukça memnun ayrılıyor. Cennetten bir köşe kadar güzel olan parkta huzur ve mutluluğu yaşayacaksınız. Kuşadası Milli Parkı Güzelçamlı beldesi sınırları içerisinde bulunuyor. Sizde Go Rent a Car Özdere'de araca kiralayıp ziyaret edebilirsiniz.
Menteşe Dağları ile Ege Denizi’nin kesiştiği noktada bulunan Dilek Yarımadası Milli Parkı Kuşadası’nın mutlaka ziyaret edilmesi gereken noktalarından. Doğal hayatın her türlü güzelliğine şahit olacağınız milli parka henüz girmeden yol kenarında yaşayan sevimli dostlarımız size hoş geldin diyor. Yol boyunca ağaçlara tırmanan sincaplar, ağır ağır yürüyen kaplumbağalar hatta alageyikler size arkadaşlık ediyor.
Milli park içerisinde girişlerin halka kapalı olduğu bir de trekking alanı bulunuyor. Olukdere Kanyonu’nda bulunan bu 15 kilometre uzunluğundaki yürüyüş yolu yemyeşil ormanlar ve masmavi denizle çevrelenmiş. Girişlerin halka kapalı olduğunu söylemiştik. Fakat kanyonun görevlileri ya da rehberle yürüyüş yapma imkanına sahipsiniz.
Milli park içerisinde konaklama, kamp yapma, ateş yakma gibi faaliyetler yasak. Fakat burada keyifli vakit geçirebileceğiniz birçok aktivite de mevcut. Bisiklete binebilir, kuşları gözlemleyebilir, yamaç paraşütü yapabilirsiniz. Fotoğraf makinenizi yanınıza almayı da ihmal etmeyin.
Güzelçamlı kapısından girdiğinizde ise 10-12 kilometre boyunca 4 tane enfes koyla karşılaşıyorsunuz. Kuşadası gezinizde muhakkak bu koyları ziyaret edin:
Hemen girişte yer alan bu koy, en kalabalık koy olarak dikkat çekiyor. Denizinin sığ olması özellikle çocuklu aileler tarafından tercih sebebi olurken, denizin tabanın kum olması da İçmeler Koyu’nu cazip kılıyor. Koyun hemen arkasında mesire alanı, duş ve tuvaletler de mevcut.
Kara yolu ile ulaşılan ikinci koy olan Aydınlık Koyu, Maldivleri anımsatan berrak suyu ile dikkat çekiyor. Deniz tabanı girişte çakıl taşlarından oluşurken, açıldığınızda kum bölüm başlıyor. Bu koyda deniz çok kısa sürede derinleşiyor. Görece dar bir sahili bulunuyor.
Aydınlık Koyu’ndan sonra ulaşılan, Kavaklıburun Koyu yemyeşil ağaçların içerisinde bulunan bir koy olarak dikkat çekiyor. Ağaçların yeşillliği suya da yansıyor ve dışarıdan bakınca deniz yeşilimsi bir renk alıyor. Oldukça temiz ve berrak bir suya sahip olan Kavaklıburun Koyu’nun sahil hattı da bayağı uzun. Burada deniz tabanı büyük kayalardan oluşuyor.
Araba ile gidilebilen yolun hemen sonunda yer alan Karasu Koyu, bu 4 koy içinde belki de en güzel denize sahip koy. Masmavi berrak bir denize sahip olan koyda, tıpkı Aydınlık Koyu’nda olduğu gibi deniz birden derinleşiyor. Bu koyda da mesire alanı, tuvalet-duş gibi özellikler mevcut.
Kuşadası’nın son dönemlerinde en popüler bölgelerinden olan Davutlar doğal güzellikleriyle görülmeye değer yerlerden.
Davutlar, Kuşadası ilçe merkezine yalnızca 20 kilometrelik bir uzaklıkta bulunuyor.
Mavi ve yeşilin eşsiz ahengine sahne olmasından dolayı doğaseverleri tek kelimeyle mest ediyor. Davutlar’ın ormanları, piknik alanları, çeşitli yürüyüş yolları size oldukça keyifli bir gün vadediyor. Yorucu ve keyifli bir günü kristal denizin içerisinde batırırken geride kalan tüm dertlerinizden arınacaksınız. Sizde Go rent a car Ozdere ile bu maceraya ortak olabilirsiniz.
Selçuk ilçesi sınırları içerisinde yer alan antik kent Kuşadası’na sadece 19 kilometre uzaklığında konumlanıyor. Antik kentin en bilindik yapılarının başında antik tiyatro ve Celsus Kütüphanesi geliyor. Yaklaşık 25.000 kişi kapasiteli olan bu tiyatro da oyunların yanında gladyatör dövüşleri de düzenleniyormuş.
Celsus Kütüphanesi ise Roma mimarisinin en güzel örneklerinden. Vefat eden Efes valisi adına oğlu tarafından yaptırılan kütüphane dışarıdan iki katlı gibi görünse de aslında tek kattan oluşuyor. Kütüphane içerisindeki heykeller de fazlasıyla dikkat çekiyor. Sizde Go Rent A car Özdere Kiralama ile bu maceraya ortak olabilirsiniz.
Ege’nin en çok ziyaretçi çeken köylerinden olan Şirince’ye Kuşadası’ndan yarım saatlik bir yolculuk sonunda ulaşabiliyorsunuz. Adının hakkını veren güzellikte bir köy olan Şirince doğal ve tarihi dokusundan bir şey kaybetmemiş. SİT alanı olmasından dolayı köydeki mimari yapı da aslına sadık kalınarak korunmuş.
Şirince’deki evler genelde iki katlı beyaz badanalı ve cumbalı evler. Köye dışarıdan baktığınızda yemyeşil bir doğa içerisindeki bu şirin evler nefis bir ressam tablosunu andırıyor adeta. Taş döşeli dar ve kıvrımlı sokakları ise size kendinizi geçmiş dönemlerde yolculuk yapıyormuş gibi hissettirecek, bizden söylemesi…
Şirince çarşısında ise ev yapımı şarap, giysi, sabun vb. gibi birçok ürüne rastlamanız muhtemel. Buradan dilediğinizi satın alarak tatil dönüşünde sevdiklerinize hediye edebilirsiniz. Sizde Özdere Go Araç Kiralama ile bu maceraya ortak olabilirsiniz.
İzmir’in Selçuk ilçesinde konumlanan Meryem Ana Evi, bilhassa Hristiyanların hac yerlerinden biri olarak kabul edildiği için yıl boyunca binlerce yabancı turistin akınına uğruyor. Meryem Ana Evi’nin önünde tıpkı Efes’in önünde olduğu gibi çok sayıda tur otobüsü göze çarpıyor. Kiliseye doğru yürüdüğünüz yolun iki tarafında da çok sayıda hediyelik eşya dükkânıyla karşılaşabilirsiniz.
Kiliseye geldiğinizde sizi önce büyük bir bahçe karşılıyor. Bahçeyi geçtiğinizde ise sizi bronz bir Meryem heykeli buyur ediyor. Bu heykel bir bakıma kiliseye yaklaştığınızı fısıldıyor. 1961 senesinde Hristiyanların hac yeri olarak ilan edilen Meryem Ana Evi’nde her sene yüzlerce Hristiyan hac vazifesini yerine getirerek hacı oluyor.
Özdere rent a car
Ozdere oto kiralama
Özdere araç kiralama
Özdere ucuz araba kiralama
Özdere araba kiralama
Özdere otelleri
Efes Antik Müzesi
2015 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan Efes dünya miras alanı; Çukuriçi Höyük, Ayasuluk Tepesi (Selçuk Kalesi, St. John Bazilikası, İsa Bey Hamamı, İsa Bey Camii, Artemision), Efes Antik Kenti ve Meryem Ana Evi olmak üzere dört bileşenden oluşmaktadır.
Antik dönemin en önemli merkezlerinden biri olan Efes, tarih öncesi dönemden başlayarak Helenistik, Roma, Doğu Roma, Beylikler ve Osmanlı dönemleri boyunca yaklaşık 9000 yıl kesintisiz yerleşim görmüş ve tarihinin tüm aşamalarında çok önemli bir liman kenti, kültür ve ticaret merkezi olmuştur.
Helenistik ve Roma dönemlerinin üstün kentleşme, mimarlık ve dini tarihine ışık tutan simgeleri barındıran Efes’te farklı dönemlere ait en üstün mimari ve kent planlama örnekleri bulunmaktadır.
MÖ 8. yüzyıla tarihlenen ve antik dönemin yedi harikasından biri olarak ünlenen kült merkezi Artemision, Hz. Meryem’in Hz. İsa’nın annesi olarak kabul ve ilan edildiği 431 tarihli Ekümenik Konsil’in gerçekleştiği yer olan Meryem Kilisesi, Hz. İsa’nın havarilerinden biri olan ve Yahya İncili’ni Efes’te yazan St. John’ın mezarı üzerine inşa edilen bazilika gibi erken Hıristiyanlık dönemine şahitlik eden benzersiz eserleri, günümüzde Hıristiyanlar tarafından hac mekanı olarak kabul edilen Meryem Ana Evi ve Beylikler Dönemi'nde inşa edilen İslam yapıları ile Efes, aynı zamanda dini tarih açısından da bugün hala ayakta olan benzersiz bir birikim sunmaktadır.
Аренда автомобилей в Оздере
Efes Müzesi, Efes ve yakın çevresinde bulunan Miken, Arkaik, Klasik, Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı devirlerine ait önemli eserlerin yanı sıra kültürel faaliyetleri ve ziyaretçi kapasitesi ile de Türkiye'nin en önemli müzelerinden biridir. Efes Müzesi'nin ağırlıklı olarak bir antik kentin eserlerini sergileyen müze olması nedeniyle kronolojik ve tipolojik bir sergileme yerine, eserlerin buluntu yerlerine göre sergilenmeleri tercih edilmiştir. Buna göre salonlar, “Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonu”, “Sikke ve Hazine Bölümü”, “Mezar Buluntuları Salonu”, “Efes Artemisi Salonu”, “İmparator Kültleri Salonu” olarak düzenlenmiştir. Bu salonların yanı sıra müzenin iç ve orta bahçelerinde, çeşitli mimari eserler ve heykeltıraşlık eserleri, bahçe dekoru içinde ve uyumlu olarak sergilenmektedir.
İki büyük Artemis heykeli, Eros başı, Yunuslu Eros heykelciği, Sokrates başı, Efes Müzesi'nin dünyaca tanınmış ünlü eserlerinden bazılarıdır. Efes Müzesi koleksiyonlarında halen yaklaşık 64 bin eser bulunmaktadır. Bu sayı her yıl sürdürülen arkeolojik kazılar sonucu ortaya çıkarılan veya çevre halkının bağış yoluyla getirdiği eserler ile artmakta, müze koleksiyonları zenginleşmektedir. Bu eserlerin kısa süre içinde bilim dünyasının ve insanlığın hizmetine sunulması düşüncesiyle Efes Müzesi'nde "Yeni Buluntular Salonu" oluşturulmuştur. Ancak, bu salon her zaman yeterli gelmemekte, diğer salonlardaki sergilemelerin de yeni buluntular ışığında ve çağdaş müzecilik anlayışına uygun olarak yenilenmesi gerekmektedir. Bu anlayışa uygun olarak Yamaç Evler ve Ev Buluntuları Salonunda yapılan yeni düzenlemede, buluntu gruplarını bir arada sergileyerek konu bütünlüğü oluşturulması amaçlanmıştır. Salonda günlük yaşam konusu içinde her çağdaki insan için vazgeçilmez gereksinimler olan tıp ve kozmetik aletleri, takılar, ağırlıklar, aydınlanma araçları, müzik ve eğlence buluntuları ve dokuma araçlarından örnekler; ev kültü ve dekorasyonunda kullanılan heykelcikler, imparator ve tanrı heykelleri, büstler ve mobilyalar sergilenmektedir. Salonun bir bölümünde Efes Yamaç Evler'den "Sokrates Odası" olarak bilinen bir oda fresk, mozaik ve çeşitli mobilyalardan oluşan dekoru içinde foto mankenler ile düzenlenmiştir.
Efes Müzesi'nin müze, Efes ve Selçuk içinde yeni düzenlemeler sonucu ziyarete açılan yeni bölümleri:
1- Arasta ve Hamam Bölümü: Müzenin orta bahçesine bitişik, müze ile bütünlük oluşturan bölümde eski Türk kasabalarında ticaret hayatı ve kaybolmaya yüz tutan çeşitli el sanatları canlı olarak sergilenmektedir. Tarıma bağlı yöresel yaşamda önemli yer tutan tahıl öğütme sisteminin (değirmenler) gelişimi ve farklı tipleri ile bakırcılık ve göz boncuğu yapımı; Türk çadırlarının sergilendiği bölüm içinde eski Türk yapısı ve 16. yüzyıla ait Osmanlı hamamı da restore edilerek sergi alanında değerlendirilmiştir.
2- Ayasuluk Kitaplığı: Efes Müzesi'nin arka sokağı içindeki eski bir Türk yapısı (14. yüzyıl) müze tarafından restore edilmiş, yapıya semt halkının günlük gazete ve kitap okuyabileceği küçük bir kitaplık işlevi kazandırılmıştır.
3- Görme Engelliler Müzesi: Efes aşağı agoradaki antik dükkânlardan biri, restorasyonu yapılarak görme engellilerin gezebileceği bir müzeye dönüştürülmüştür. İki bölümden oluşan bu müzede kopya ve orijinal eserler sergilenmektedir.
Efes Müzesi'nin öne çıkan eserleri
Sokrates Başı
Dalgalı saçları, sakalı ve üst dudağını kapatan bıyığı ile Sokrates portresi, kaliteli beyaz mermerden yapılmıştır.
Yüz ve saçlarındaki detayların ustalıkla verildiği eserde, gözlerin yukarıya bakmasından dolayı oluşan alın çizgileri mevcuttur. Gözbebekleri detaylı işlenen eserin yanak çizgileri de belirtilmiştir.
Androklos ve Köpeği Heykel Grubu
Efes’i MÖ 10. yy’da bir Yunan kolonisi olarak kuran efsanevi kral Androklos, yanında köpeğiyle birlikte yontulmuştur. Heykel grubunun birçok parçası eksiktir. Bir ağaç gövdesine bitişik duran köpeğin, ayrıntılarıyla işlenmiş tasması dikkat çeker.
Strabon ve Pausanias gibi Antik Çağ yazarlarının anlattığına göre; Androklos, Anadolu’da kuracağı kentin yerini, bir kahinin söylediği gibi yaban domuzu ve balıktan yola çıkarak saptar. Efsaneye göre; Kral ve yanındakiler Efes’i, balık pişirirken tavadan sıçrayan kıvılcımdan korkup kaçan bir yaban domuzunun peşinden giderek bulurlar. Heykel grubu, heykeltıraş Skopas’ın MÖ 340 yılında yaptığı Meleagros adlı heykelin Roma Dönemi kopyasıdır.
Eros Başı
Beyaz, oldukça kaliteli mermerden yapılmış ve ince bir işçiliğe sahip Eros Başı boyundan kırıktır. Baş hafif sağa doğru eğiktir ve bu duruş Eros’un elinde tuttuğu yaya baktığını göstermektedir.
Yüzde masum, çocuksu bir ifade vardır. Saçlar bukleli ve ortada arkaya doğru toplanmıştır. Eser, Arkaik Dönem’in ünlü heykeltıraşlarından Lysippos’un MÖ 330-320 yılları arasında yaptığı “Yayını Geren Eros” heykelinin bir kopyasıdır.
Fildişi Friz/Trajan Frizi
Yamaç Evlerde, bir yangın tabakası içerisinde çok küçük parçalar halinde ele geçmiş olan friz (keramikten taşa, kumaşa, metale üzerine boyama, kabartma, kakma ve dokuma gibi tekniklerle işlenebilen kesintisiz şeritler, kuşaklar), fildişinden yapılmıştır. Frizin panelleri Korinth başlıklı sütunlarla birbirinden ayrılmış ve bu sütunların arasına Karyatit adı verilen kadın figürleri yerleştirilmiştir. Ayrıca frizin her iki yanında da ortadaki örneklerden daha büyük birer Karyatit vardır.
Üç ayrı panele bölünmüş frizde, İmparator Trajanus’un savaş hazırlıkları ve savaştan sahneler izlenmektedir. İmparator soldaki panelde at üstünde, ortadakinde ise savaş hazırlıkları yapan Romalı askerlerin sol tarafında sağa doğru yürürken tasvir edilmiştir
Location de voiture à Özdere
Efes Antik şehrinin yakınlarında, Panayır Dağı eteklerinde bulunan Yedi Uyuyanlar Mağarası'na Vedius Gymnasium’unun yanından doğuya doğru dönen asfalt yoldan giderek ulaşılabilir. Burası, hem İslam dininde, Hem Hristiyanlıkta söz edilen Yedi Uyuyanlar –ya da Yedi Uyurlar- hikâyesindeki yedi gencin uyuduğu mağara olarak bilinir.
Müslümanlar tarafından Kuran’da Kehf suresinde sözü edilen Ahsab-ı Kehf Mağarası’nın günümüzde daha çok Tarsus’ta ya da Afşin’de bulunan mağara olduğu kabul edilirken Hıristiyan dünyası Efes’teki bu yeri benimsemiştir.
Yedi Uyurlar Efsanesi
Farklı kaynaklarda farklı ayrıntılarıyla anlatılan efsaneye göre MS 250 yılı civarında İmparator Decius zamanında yaşayan yedi Hıristiyan genç (Bunlar, birçok kaynakta adları farklı verilen Malta, Malchus, Martinianus, Dionysius, Yohannes, Serapion ve Konstantinus’tur. İslamiyette ise Debernuş, Mesliha, Kafeştateyyuş, Sazınuş, Mekselina, Mermuş, Yemliha ve köpekleri Kıtmir’in adı geçer) imparatorun tanrılaştırıldığı tapınağa kurban sunmayı reddeder ve ölüm tehdidi alınca bir mağaraya sığınırlar. Hükümdar da mağaranın girişine duvar örülmesini emreder. Yedi Uyurlar bir süre sonra uykuya dalar. Gençler uyanır ve her şeyden habersiz olarak yiyecek almak için kente giderler. Bir fırından ekmek almak isteyen Yemliha eski parayı verince artık Decius’un (249-251) değil II. Theodosius’un zamanında (408-450) olduklarını ve arkadaşlarıyla yalnız bir gece değil, 200 sene boyunca uyuduklarını öğrenir. Hıristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun her yanında yaygınlaşmıştır artık. Yemliha mağaraya geri dönüp durumu anlatınca, tüm arkadaşlar tekrar uyumaya karar verir ve bir daha uyanmazlar.
Yedi gencin ölümünden sonra büyük bir cenaze töreni yapıldığı ve gömüldükleri mağaranın üzerine bir kilise inşa edildiği söylenegelir.
Burada geçmiş yıllarda yapılan kazılarda, bir kilise ve çok sayıda mezar bulunmuştur. Mezarlarda ve kilisenin duvarlarında kutsal sayılan Yedi Uyuyanlar’a hitap etmek üzere yazılmış yazıtlar görülünce burasının efsanevi kilise olduğu kabul edilmiştir. Yakın çevresinde de Efes Antik Kentinin önemli mezarlık alanlarından birisi bulunmaktadır.
Wypożyczalnia samochodów w ÖzdereMietwagen in Özdere
Özdere otelleri araba kiralama
Autovermietung i n Özdere
Cheap car rental in Özdere
Location de voiture a Özdere
Günstige Autovermietung in Özdere